IELTS Deneyimlerimiz

Avustralya’ya göçmenlik başvurusunda benim için en zorlu aşama dil sınavıydı. Tüm eğitim hayatım boyunca devlet okulunda okumuş biri olarak, İngilizce’yi adamakıllı lisede öğrendim diyebilirim. Ortaokuldan itibaren İngilizce dersleri görmeye başlamıştık ama onlar past tense, present tense’den öteye gitmiyordu. Benim zamanımda “süper lise” diye bir kavram vardı. Ben süper lisede okudum liseyi. Bilen bilir, Anadolu Lisesi sınavlarını kazanamayan ve not ortalaması iyi olanlar düz lise yerine süper liseye giderdi:) Süper dedikçe bir gülesim geliyor nedense:)Özel güçleri olan birilerini yetiştiriyorlar sanki:) Neyse bu süper liselerde hazırlık sınıfı vardı ve bir yıl İngilizce eğitim görmüştük. Süpper de bir hocamız vardı, Meleknur hoca, kulakları çınlasın. Hotline diye bir kitabımız vardı. Kitap hem genel kültür anlamında ilginç makaleler hem de hitap ettiği yaş grubunun ilgisini çekecek fotoroman tarzı bir hikaye içeriyordu. Victoria Road’da oturan iki arkadaş Sue ve Terry’nin maceralarıyla geçirdik o bir yılı ve hala oradaki deyimleri, şarkıları fln hatırlıyorum. O bir yıl boyunca gerçekten güzel bir seviyeye getirdi bizi öğretmenimiz. O bir yıldan sonra İngilizce eğitim almadım. Üniversitede lisans ve masterda da hep sınavla atladım hazırlığı.

Gel gelelim her sınavın kendine has bir dinamiği olduğu gibi, bu IELTS sınavının da bir mantığı, bir akışı var. Anadili İngilizce olan birini bile hiç bir bilgi vermeden sınava oturtsanız  tam puan alamaz. Sınavda başarılı olabilmek için öncelikle, sınavın yapılış şeklini, içeriğini, çıkan soru tiplerini, sürelerini bir çalışmak şart. Hatta sınav günü ne ile karşılaşacağınızı bilmek bile performansınızı önemli ölçüde etkiler.

Kısaca IELTS sınavından da bahsedeyim. Sınavı düzenleyen iki ayrı kurum var: British Council ve IDP. Her iki kurum da çeşitli illerde sınavlar düzenliyorlar. Ücret aynı, sınav şekli aynı. Hangi kurumla gireceğiniz size kalmış ama burada kendi deneyimlerimden bir tanesini tavsiye edeceğim ama azzz sonraa! Şimdi sınavın genelinden bahsediyoruz..:) Sınav 4 bölümden oluşuyor: Listening, Reading, Writing ve Speaking. Sınav sonunda her bölüm 0-9 arası puanlanıyor. 5.5, 6.5 gibi buçuk puanlar da var. Bir de bu 4 bölümün ortalamasını içeren Overall puanı veriliyor. Ayrıca sınavın Academic ve General Training diye iki tipi var. Academic modülü üniversite başvurularında fln kullanılıyor, vize başvuruları içinse General Training modülü isteniyor. Academic ve GT(General Training) arasındaki tek fark Writing ve Reading bölümünde oluyor. Academic modülünün Reading kısmındaki makaleler gerçekten biraz daha zorlayıcı ve konu olarak daha üniversite derslerine benziyor. GT’de ise makaleler genelde günlük hayattan alınmış reklam broşürleri, gazete haberleri tarzı metinler oluyor. Writing kısmındaki fark da; GT’de writing sınavında 1 mektup ve 1 makale, Academic’de ise 1 grafik yorumlama ve 1 makale yazdırılması.Aynı gün girilen Academic ve GT sınavın writing makale soruları da farklı oluyor. Listening ve Speaking bölümleri her iki modül için de aynı. Daha detaylı bilgi için IDP ve British Council web sitelerine bakabilirsiniz.

Bu yazımda kendi IELTS maceramızdan bahsedeyim daha sonra ayrı bir yazı ile her bölüm için ayrı ayrı ipuçları ve çalışma materyalleri önerilerim olacak. Bu yazı uzadıkça uzuyor çünkü..

Baba koala ve ben vize işlemlerine başlamadan önce bu İngilizce sınavından belirli puan almayı hedef koymuştuk kendimize. İkimizin de hemen hemen vize puanı anlamında özellikleri aynı olduğundan kimin üzerinden vize başvurusu yapacağımız bu sınava göre belirlenecekti. Gerçi ben yaş konusunda ondan daha avantajlı durumdaydım ama baba koala da Amerikan koleji mezunu olduğundan dil sınavında benden daha avantajlıydı. Ben IELTS’den her bölümden 6 alsam bile, vize başvurusu için 60 puanı ucu ucuna da olsa bir şekilde eyalet sponsorluğu, eş puanı ile tutturabiliyor görünüyordum ama vize başvurusunu 60 puanla yapmak hiç de akıl karı değil çünkü sistem yüksek puanlılara öncelik tanıyor. Puanın ne kadar yüksek olursa vize başvuru davetiyesi o kadar çabuk geliyor. Bu noktada da vize başvuru puanını yükseltmenin tek yolu İngilizce sınavından daha yüksek puan almak. Hem zaten vizedeki eş puanını alabilmek için illaki ikimiz de bir kere bu IELTS’e girecektik. Sonuç olarak ben her bölümden 7 puan almayı hedefledim, baba koala ise her bölümden 8 almayı hedefledi. Eğer baba koala her bölümden 8 alabilirse onun üzerinden de vize başvurusu yapma şansımız vardı. İlk sınavımıza beraberce British Council ile girdik. Neden derseniz BC (British Council) İzmir’de daha sık sınav düzenliyordu ve en yakın tarihli sınav BC’ninkiydi.

Peki ilk sınava nasıl hazırlandık? Ben işi gücü bırakıp evde İngilizce çalışmaya başladım. Meleknur hocam sağolsun gramer anlamında hiç sıkıntım yoktu. Baba koala internetten Cambridge’in kitaplarını indirdi. O kitaplardaki listening ve readingleri yaptım süre tutup. İlk başta listeningin yapısına alışmak zaman alsa da bir kaç denemeden sonra 7’yi garantiler oldum listeningde. Reading kısmı çok zorlayıcıydı, çünkü readingde 7 alabilmek için 40 soruda en fazla 6 hata yapma hakkım vardı. Nadir de olsa 9 yaptığım sınavlar oluyordu ama 6,5’da kaldığım daha çoktu. Ama soru tipleri belli ve benim sıkıntımın true/false/not given (T/F/NG) soru tipinde olduğunu tespit ettim yaptığım sınavlardan. Nasıl oluyorsa bir şekilde false/not given ayrımını yapamıyordum:) Cevabı not given olan bir soru için, ben gayet güzel cevabın aslında false olması gerektiğini mantıklı mantıklı açıklayabiliyordum:) Bu soru tipine de IELTS Liz isimli bir kızın sayfasından çalıştım ama her zaman için T/F/NG sorularında saçmalama şansımı saklı tutuyordum:) Writing ve Speaking bölümlerindeki seviyemi ilk sınava girene kadar hiç ölçemedim çünkü o bölümleri gerçek kişiler değerlendiriyor ve değerlendirenin yorumuna ve ruh haline çok bağlı diye düşünüyorum. Writingimi de IELTS Advantage isimli bir kitap sayesinde belirli bir seviyeye getirdim. Süre tutup makale yazma denemesi yaptım bolca. Bol bol internetten çok çıkan makale konuları hakkında vocabulary çalıştım. Speaking ise tam bir muammaydı. Youtube’daki IELTS speaking sınavı videolarından izlediklerimize göre konuşmamız 7 seviyesinde gibiydi ama biraz daha akıcı ve yapısal konuşmamız gerekiyordu ve sorulan soruya hemen cevap uydurmakta zorlanıyordum. “Müzik endüstrisi çocukluğundan beri nasıl değişti?”, “Bir kitap okumakla o kitabı temel alan filmi izlemek farklı mıdır?” gibi bana Türkçe bile sorulsa hemen cevap veremeyeceğim sorular çıkabiliyordu. Onun için de çok çıkan speaking konuları için beyin fırtınası yaptık baba koala ile. Evde İngilizce konuşmaya başladık ama bir süre sonra 10 yıllık evli olmanın getirdiği dezavantajla leb demeden leblebiyi anlayıp cümlelerimizi yarıda keser olduk:) Speakingde bu şekilde 7 seviyesini garantileyemeyeceğimi düşündüğüm için İngilizce kurslarını dolaştım hemen. Ana dili İngilizce olan biriyle biraz pratik yapmak daha mantıklıydı ama bir türlü konuşacak adam bulamadım resmen:) İngilizce kursları da sadece speaking için dehşet paralar istediler. En sonunda bir İngilizce kursunun IELTS sınıfına yazıldım. Ama tamamen parayı çöpe attım diyebilirim.. Sırf uygun fiyatlı ve hem de anadili İngilizce olan biriyle konuşacağım için katıldım sınıfa ama öğretmenin IELTS bilgisi benim kadar bile değildi. Bu İngilizce kurslarının en büyük handikabı, sırf anadili İngilizce diye öğretmenlikle hiç alakası olmayan insanları İngilizce öğretsin diye çalıştırıyorlar. Yeni yeni İngilizce öğrenen insanlar bunun pek farkına varmıyor belki ama belli bir seviyedeysen sana pek de bir şey katamıyor bu tip insanlar. Ki kursun adı IELTS kursuydu, ama ben öğretmene daha çok şey öğrettim diyebilirim IELTS konusunda:) İlk derste bize zaten benim haftalardır araştırıp hatmettiğim IELTS mantığını anlattı. Sonrasında da Cambridge’in en son IELTS kitabını takip ettik 6 hafta boyunca, haftada bir gün 6 saat olarak. Derste bir listening, bir reading ve biraz da speaking alıştırması yapılıyordu sadece. Her hafta eve ödev olarak da writing konusu veriyordu ve writingimizi puanlıyordu. Gerçi hiç bir zaman bir puan telafuz etmedi hocamız, pek de bir fikri olmadığından. “İyi iyi, sen kesin alırsın” diyordu sadece:). Kursun hiç bir faydası olmadı desem de yalan olur. Hocamız İngiliz’di ve bir İngiliz’le haftada 6 saat muhabbet etmiş oldum. Ayrıca writingimdeki kendi göremeyeceğim hatalarımı düzeltti sağolsun. Hiç yoktan biraz da konuşma pratiği oldu diyebilirim.

Gelelim sınav deneyimlerimize.. İlk sınavımıza BC ile girdik. Sonuç olarak ben L:7.5 R:6.5 W:7 S:6; baba koala ise L:8.5 R:9 W:7 S:6.5 aldı. Readingde baba koala full çektiği için o cevap kağıdı oldu bana, ben yine T/F/NG’larda saçmalamıştım :):). Speaking sonuçlarına ise çok ama çok şaşırdık. Her ikimizin de speaking sınavında 7’nin altında kalması bizi çok şaşırttı. Baba koala gayet rahat geçirmişti speaking sınavını. Ben bayağı bir heyecanlanmıştım ama her soruyu da bir şekilde cevaplamıştım. Kurstan üniversite hazırlığı atlamaya çalışan dünya güzeli bir arkadaşım, “IDP daha iyiymiş, onunla girin” demişti de o “iyiymiş” kısmını bir türlü açıklayamamıştı. Sonradan ben internetten fln da araştırdım ama net bir bilgi yoktu IDP’nin daha fazla puan verdiğiyle fln ilgili. Biz de daha erken diye BC ile girmiştik. Ama o arkadaşım bizden bir hafta sonraki IDP sınavına girip speakingden 6 alınca bizde jeton düştü. Çünkü ikimizin speakingi arasında çok bariz 1-2 puanlık fark vardı. IDP’nin speaking anlamında daha fazla puan verdiğini düşünmeye başladık. Onun speaking sınavına bir Türk adam girmişti. Benimkine ise İngiliz bir İngilizce öğretim görevlisi 🙂  Sonradan araştırdık ki IDP speaking sınavlarına Türk görevlileri de sokarken BC daha çok İngilizlerle çalışıyor. Ve bundan sonraki sınava IDP ile girmeye karar verdim. Verdim diyorum çünkü baba koalanın her bölümden 8 almasının imkansıza yakın olduğunu anlamış olduk ve sürece benim üzerimden devam etme kararı aldık. Bir sonraki sınav için hazırlanmaya başladım hemen. Ama IDP, İzmir’de bi sonraki ay sınav düzenlemediği için ben de bekleyeceğime “Belki olur” diyerekten BC ile ikinci ve son kez sınava girdim ve sonuç yine hüsran L:8.5 R:8.5 W:7.5 S:6.5. Ve artık BC ile sınava girmeye tövbe edip IDP’nin sınav açmasını bekledim. 3. denememde de şansıma IDP sınavına gireceğim hafta hastalandım. Sınava 39 derece ateşim varken ilaç alıp girdim. Listeningde öksürmemek için kendimi kastım:)Gözetmenler akan burnuma peçete yetiştiremediler. Sınav da az değil 2,5-3 saat sürüyor. İlaçların etkisinden midir bilmem sonlara doğru dayanacak gücüm kalmadı, writingi “Olmayacak bu sınav herhalde, bitse de gitsek” modunda yazdım. Sınavdan çıkar çıkmaz da speaking sınavına girdim molasız. Orada da Türk bir bayanla sohbet havasında “Nasılsa olmadı bu sınav” diyerek kasmadan konuştum. Sonuç L:8 R:9 W:6,5 S:7,5. Şaka gibi:) Ağlasak mı gülsek mi bilemedik. Şimdi gülerek yazıyoruz ama az küfür etmedik. Zaten sınavın açıklanacağı gün yaklaştı mı bir gerginlik bir sessiz merak başlıyordu baba koala ile aramızda:) BC’nin sonuçları gece 3 gibi açıklanıyordu internet sitesinde. İlk sınavın açıklanacağı akşam, uyku tutmadan habire sayfayı refresh ettim oradan biliyorum:) IDP’ninki ise o gün öğleye doğru ancak açıklanıyordu ve kısa mesaj olarak atıyorlardı sonucu.

4. ve neyseki son denememi tabii ki yine IDP ile girdim. Güzel bir bahar sabahı bu sefer Ankara’da, canım ülkemde bombalar patlarken girdim sınava IDP ile ve sonunda tutturdum tek sınavda her bölümden 7’yi; L:8,5 R:8,5 W:7 S:7:)Nasıl rahatladım, şu an benim gibi sınava kasanlar çok iyi anlar.. Şu sınavdan istediğim sonucu alana kadar Avustralya hakkında hayal bile kurmayı yasaklamıştım kendime. İçim içimi yiyordu aslında, blog okumak, street view’la Avustralya sokaklarında dolaşmak istiyordum ama bunları yaptıkça sınav stresim artıyordu. Baba koala da hiç muhabbetini açmıyordu stres yapmayayım diye :):) Ama sonunda 4 ay gibi bir sürede yine de hızlıca hallettim. Daha uzun sürebilirdi valla 10 kere girip de buçuk puan farkıyla istediği sonucu alamayanlar var expat forumlarında!!

Ha bu arada, ben böyle buçuklarla istediğim sonucu kaçırdıkça, bir ihtimal deyip yeniden değerlendirmeye (remark veya EOR-Enquiry on result deniyor) gönderdik sınav sonuçlarımızı 3 kere. İlk baba koalanın writing ve speakingi için remark istedik. Sonra benim BC ile ikinci speakingim için, sonra da IDP’deki writingim için istedik. Ama üçünde de para boşa gitti. Yarım puan bile değişmedi. BC’nin remarkingi yine insaflıydı 285 TL idi ama IDP için remark isteyeceğine sınava gir daha iyi. IDP remark için 160 AUD istiyor ama swift fln yaptığın için bankalar acayip masraf kesiyor. Ben bir sınav bedelinden daha fazla ödedim IDP remarkına. Bir ihtimal yarım puan değişir belki, 3 saat sınava yeniden girmekten iyidir diye saçtık paraları ama bir işe yaramadı. Zaten gönderdiğimiz hiç bir remarkın sonuçlanması da 6 haftadan önce olmadı.

Sonuç olarak, her ne kadar IELTS yetkilileri aksini iddia etse de, writing ve speaking değerlendirmesi hem sınavı düzenleyen kuruma göre hem de sınavı değerlendiren kişiye göre değişkenlik gösterebiliyor. Ben 2 kere BC ve 2 kere de IDP ile sınava girmiş biri olarak ve ayrıca çevremde sınava giren tanıdıklarımın seviyelerini gözeterek söylüyorum ki; IDP speaking sınavında yaklaşık 1 puan daha fazla veriyor. Girdiğim iki IDP sınavında da değerlendiren kişi Türk’tü, yine aynı şekilde girdiğim iki BC speaking sınavında da değerlendiren kişiler TR’de İngilizce öğretmenliği yapan İngiliz bayanlardı. Farkı belki benim telafuzumu anlayamamaları veya beğenmemeleri de yaratıyor olabilir ama o kadar da anlaşılmaz konuştuğumu düşünmüyorum. Şunu da belirteyim, BC ile girdiğim ikinci speaking sınavım girdiğim dört sınavın en iyisiydi diyebilirim. Hem ana sınav gününden bir gün önce girdim speakinge. Böylece kafam daha rahat, sadece speakinge odaklanarak girmiştim. Sınav sırasında da gayet rahattım ve bir sürü güzel kelime ve deyim kullandım. Although’lar, to some extent’ler havada uçuştu ama sonuçta İngiliz Edebiyatçı teyzemiz bana 6.5 uygun gördü:). Neyse, writinge dönecek olursak, writingde de BC, IDP’ye göre yaklaşık yarım puan fazla veriyor bence. Benim writingim çok değişken değil aslında. Hep aynı şekilde yazıyorum makaleyi ve mektubu. Belirli yapıda hatta hep aynı yapıda yazıyorum makaleleri ve aralara güzel vocabulary, gramer olarak karmaşık cümleler serpiştiriyorum. Hal böyleyken IDP ile 6.5-7;BC ile ise 7-7.5 aldım writinglerden. Listening ve Reading konusunda belirgin bir tespitim yok. Son Cambridge kitaplarındaki çıkan sınavlardan farksızdı girdiğim listening ve readingler.. Siz kendi seviyenize göre değerlendirmenizi yapın. Speakingde sorun yaşıyorsanız British Council’la sınava girip paranızı çöpe atmayın..

Öyle ya da böyle kurtuldum bu çileden, darısı tüm çabalayanların başına.. Hayatta da sınavlar hiç bitmiyor bakalım gidebilirsek o yaban ellerde ne sınavlar atlatacağız bu yaştan sonra ..

IELTS Deneyimlerimiz” üzerine 8 yorum

  1. Emre dedi ki:

    Mükemmel bir yazı. Ellerinize sağlık. Ben de bu aralar ielts çalışıyorum. En korktuğum modül writing. İdp’nin puanı daha bol diye okumuştum forumlarda fakat siz writing için BC deyince şimdi iyice arada kaldım. 🙂

    Liked by 1 kişi

  2. Tunal dedi ki:

    Hotline muhteşem kitaptı:)))) Terry ve Sue’nun aşkı, diyaloglar, makaleler hala aklımızda lisedeki arkadaşlarımızla. Valla Ielts ‘e ben 2 kez girdim ve o strese 3. 4. kez dayanamayacaktım,pes ettim. Çok çalıştığımı da söyleyemeyeceğim. Overall 6,5 lazımdı. ikisinde de 6 da kaldım. En sonunda eeeehh neyse parası öder dil kursu alırım dedim yarım puan için. Bakalım şimdi master için vizeye başvuracağız AU da. Yazınız çok iyi olmuş bu arada. Keşke daha önce okusaymışım:) Sevgiler

    Liked by 1 kişi

  3. avustralya göçmenlik dedi ki:

    ben avustralyada hemşirelik yapmak istiyorum kalıcı vize alacağım general a girmem gerekiyor yazınızdan onu anladım

    Beğen

    • Anne Koala dedi ki:

      Hemşirelikle ilgili hiç bilgim yok! Sınava girmeden önce mutlaka başvurunuzu yapacağınız kurumdan bilgi edinin..

      Beğen

  4. Ebulfez dedi ki:

    merhaba benim akrabam avustralya da yaşıyor onun yanına gidip ingilizce öğrenip bi yandan da çalışmak istiyorum bu konuda nasıl bi yol önerirsiniz. yaş 25 üniversite öğrencisi mezunn durumundayım . ingilizce seviyem çok düşük

    Beğen

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s