Sydney’de bir aktivite: house hunting

Gözümüz aydın, sonunda evimizi tuttuk. Ne Sydney’miş arkadaş, burada işsize, referanssıza kimse evini kiralamıyor. Bu işe “house hunting” dedikleri kadar varmış gerçekten..

İlk 2 haftamızı, ev görüş günlerine (inspection) katılıp, başvuru formu doldurup, red cevabı almakla geçirdik diyebilirim. Tek istediğim, yerleri halı kaplı olmayan (bu kriter zaten seçeneklerimi önemli ölçüde daralttı, zira neredeyse evlerin %80’i halı kaplı..), mutfağı banyosu temiz, iyi bir ilkokula yakın bir evdi. Ama maalesef en çok önem verdiğim ilk kriteri tutturamadım 😦 Toplamda 10 eve başvurduysak sadece 1 tanesinden kabul aldık. O da, yeni tamamlanmış bir çok katlı sitenin, müteahhitten kiralanan evlerinden biriydi. İzmir Karşıyaka’lılar Gültekin İnşaat’ı bilirler. Reklam gibi olacak biraz ama yazıcam valla, Karşıyaka’da Gültekinler neyse burada da Meriton var 🙂 Avustralya’nın sayılı zenginlerinden bir Çinli amcanın sahibi olduğu, Sydney’in muhtelif yerlerine siteler diken bir firma. Ne diyelim Allah razı olsun, bizi tek kabul eden onlar oldu. Başvurduğumuz evlerin sahipleri hep işsizliğimize takıldılar. Oysaki güzel güzel de açıkladık ve belgeledik bunun kendi tercihimiz olduğunu ve paramızın olduğunu.. Bizden başka başvuranların olduğu evlerde zaten şansımız yoktu ama bazılarında tek başvuran biz olduğumuz halde kabul edilmedik..

İlk başvurduğum ev Macquarie Üniversitesi yakınında çok güzel, çok sevimli, tertemiz bir evdi. Ev eskice bir sitedeydi ama ev sahibi evin içini sıfırlamış, modern bir hale getirmişti. O evi çok tutmak istemiştim. Evi 20’ye yakın kişiyle beraber gezdiğim için şansımın çok olmadığını bildiğimden, ev sahibine istediği paradan 25 dolar fazla ve bir yıllık peşin teklif ettim. Ertesi gün emlakçı beni arayıp, başvurumu ilettiğini ve ev sahibinin düşündüğünü söyledi. Ben de heveslendim, hatta biraz da salak gibi hissettim kendimi diyebilirim. Zaten bir yıllık peşin teklif etmişim, ne diye fiyatı arttırdım diye.. Ama buna rağmen bir gün sonra emlakçı bana ev sahibinin vazgeçtiğini mail ile bildirdi. Çok üzüldüm! Nedense garanti oldu gibi çocukça bir hissiyata kapılmıştım. Bu kiralama işlerinin bu kadar kolay olmayacağını muhtelif bloglarda okumuştum ama nedense “ne kadar zor olabilir ki” gibi bir düşüncem de vardı hani.. İlk şoku atlatınca bir mail döşedim emlakçıya beni oyaladığı için. Çünkü adam hep bu iş olacak gibi konuştu benimle telefonda. Ben de ona güvenip başka evlere bakmadığım gibi, evlerin yoğunlukla görüşe açıldığı Çarşamba gününü kaçırmış oldum. Zaten bir evi görmeden tutamıyorsun, görüp de başvuru formunu doldurmak 1 gününü alıyor insanın. Sonradan da emlakçı ve ev sahibinin keyfini beklediğinden bir eve başvurmanın sonucunu en iyi ihtimalle 3-4 günde alıyorsun.

Bu ilk başvuru deneyiminin ardından, ikinci cumartesi günümü daha iyi planladım ve sağını solunu çok önemsemeden gözüme kestirdiğim bir sürü eve başvurdum. Başvuru aşamasında emlakçıların tavırlarından mıdır nedir, hep bu sefer olacak gibi bir hissiyata kapıldık ama hepsinden olumsuz yanıtlar dökülmeye başladı. Olumsuz cevaplar aldıkça ve süremiz de daraldıkça nasıl ilerleyeceğimizi planlayamaz olduk. Airbnb’den bir ev daha kiralayıp biraz daha ev bakınalım dedik ama yaz sezonu olunca airbnb’de bile doğru düzgün boş ev yok. Olanlar da dehşet pahalı.. O sırada bu yeni bitmiş siteyi de bir deneyelim dedik. Bunun güzel tarafı kişiye özel gösterim yapıyor olmalarıydı. Sitede 24 saat görevli kişi olduğundan gelenlere boş evleri gösteriyorlar. Bu site olayı benim içime çok sinmese de başvurduk ve ertesi gün hızlıca olur aldık. Bu bizi bayağı bir rahatlattı diyebilirim. Ama yine de, bu site de bizim çok içimize sinmedi. Site iyi, hoş, güzel de, yeri otoyolun kenarı ve yakınında ne bir market, ne bir yürüyecek yol var. Her yere otobüs veya arabanla gitmek zorundasın.. Hal böyle olunca, nasıl olsa birkaç günümüz daha var deyip ev başvurularımıza devam ettik. Sonraki başvurduğumuz evlerde bir yerden kabul almanın rahatlığıyla biraz daha seçici davrandık. Yine olumsuz yanıtlar gelmeye başlayınca, bu müteahhitin başka semtlerdeki sitelerine de bir bakalım dedik. Ve sonuçta merkeze biraz daha uzak ama sevimli bir semtteki 2 odalı apartman dairemizi kiralamış olduk. Ev cumartesi teslim edileceği için hızlıca 2 günlük bir airbnb daha yaptık. Bu yazıya kapak olan resim de Asquith’te kaldığımız o evin cennetten bir köşe olan arka bahçesinden bir manzara.. Böyle sevimli bir ev kiralayamadık ama en azından artık 1 sene nerede kalacağız derdimiz olmayacak. Bundan böyle St Ives’lıyık, Allah’ın adamıyık.. Yolu düşenleri bekleriz 🙂

Şimdiye kadar gördüğümüz semtlerle ilgili de kısa bilgiler geçeyim;

North Ryde ve Macquarie Park tarafı, içinde hem üniversite hem de büyük firmaların iş merkezlerini barındırdığından çok talep gören bir lokasyon. Çok öğrenci ve beyaz yakalı var, bu nedenle ev kiralamak biraz daha zor. Bu meritonlar gibi yeni yeni dikilen site tarzı yapılaşmalar yaygın. Eski, 3 katlı, sevimli tuğla apartmanlar da var, müstakil bahçeli evler de.. Semt, büyük alışveriş merkezlerinin olması, merkeze ulaşımın sağlandığı orta bir noktada konumlanması ve iş olanaklarının çok olması açısından avantajlı. Tren ve otobüs ile merkeze ulaşım çok ama çok kolay.

North Sydney, Woolstonecraft, Mosman tarafları şehrin göbeğinde ama nezih semtler. Denize yakın ve pahalı.. Öyle daha merkeze uzak semtlerdeki gibi büyük büyük bahçeli evler yok ama, yine de apartmanlar da var müstakil evler de.. Bu semtlerin hepsi gayet canlı hareketli semtler..

Pymble, gördüğümüz semtler içinde bizi doğasıyla en çok büyüleyen oldu. Yemyeşil, kocaman malikanelerin olduğu bir semt. Jakaranda ağaçlarıyla süslü sokaklarında gezerken mest oluyor insan.. Sanırım bayağı bir zengin kesim yaşıyor orada.. Semtin merkezindeki tren istasyonu çevresi haricinde, hiç apartman görmedim diyebilirim. Hep büyük büyük bahçeli malikaneler var.

Rhodes, Paramatta nehri kenarında modern yapılaşmaların olduğu bir semt. Modern modern çok katlı siteler yapılmış ve hala da yapılıyor. Nehir kenarı olduğu için çok sevimli görünüyor ama çinli nüfus çok yaygın.. Avustralya’da yaşadığınızı unutabilirsiniz yani o derece.. Ülkeye gelmeden önce semtler hakkında bir fikrim olsun diye internetten araştırma yapmıştım ama bu semt işi kişiye çok özel bir konu olduğundan insan gözüyle görmeden çok da fikir sahibi olamıyor. Genel olarak Sydney körfezinin kuzey tarafı, daha çok çocuklu aileler ve gelir seviyesi yüksek kesim tarafından tercih ediliyor diyebilirim. Kuzeydeki ilkokullar fln da hep dereceli okullar.. Güney tarafı ise daha hareketli ve daha çok hippilerin, gençlerin, bekarların tercihi sanırım.

Asquith, bayağı bir kuzeyde, merkeze çok uzak. Sakin, sessiz, doğa içinde.. Şehirden uzaklaştıkça, hep bahsedilen halkın sıcakkanlılığı, insanların birbirlerine sokakta selam vermesi gibi güzellikleri gözlemleyebiliyorsunuz. Şehir hayatının karmaşası, her yerde insanları birbirinden uzaklaştırıyor. Bunu trafikte de gözlemledik. Kuzeyde araba kullanırken insanların sakin sakin kullanmalarından, yol daralmalarında fermuar gibi bir sağdan bir soldan hak geçirmeden birbirlerine yol vermelerinden etkilenmişken, bir gün güney tarafına geçtik. Trafiğin olduğu bir saate de denk gelince, o sakin sakin birbirine yol veren insanları mumla aradık. Her yerde olduğu gibi kaynaklar daralınca burada da bizimki kadar olmasa da bir karmaşa durumu söz konusu oluyor..

Forestville, Killarney Heights tarafları yoğun bir Fransız nüfusü barındırıyor sanırım. Okullarda Fransızca dersleri de koymuşlar. Zaten o taraftaki ormanın adı da French Forest 😉 Genel olarak yemyeşil doğası olan çok güzel semtler bunlar. Kuzey plajlarına da yakın olduğu için biraz pahalı.. Evler yoğunlukla müstakil.. Ama 2 odalı apartman daireleri olan hoş siteler de var.. Yalnız Killarney Heights tarafları biraz tepelik, yokuşlu inişli..

Konuyu çok dağıtmadan ev kiralama ipuçlarımı da yazarak yazımı sonlandırıyorum..

  • realestate.com.au, www.domain.com.au siteleri ev kiralamada en çok kullanılan siteler. Bunların dışında emlakçıların kendi siteleri de mevcut. Ama hepsi bu sitelere de kendi ilanlarını giriyorlar. Biz denemedik ama direk emlakçıların kapısını çalıp kataloglarındaki evler hakkında bilgi de isteyebilirsiniz.
  • Evin görüşe açılacağı zamanı ilana, birkaç gün kala giriyorlar genelde. Siz önceden iletişim bilgilerinden emlakçı ile iletişime geçip evi görmek istediğinizi bildirin. Bazen özel gösterim de yapabiliyorlar.
  • Ev başvurularına başlamadan banka hesabınız ve hesabınızda paranız hazır olsun. Banka hesap dökümü (bank statement) başvuru aşamasında istenen belgeler arasında..
  • Ev başvurularında en çok dikkate alınan bir diğer kriter de kiracılık geçmişi (tenancy history). Bu yoksa insanlar size güvenip güvenmemekte kararsız kalıyorlar. O nedenle, ülkeye ilk geldiğinizde otelde kalmak yerine airbnb gibi bir siteden bir yer ayarlayıp, gerçek bir ev sahibinin evinde kalırsanız, ev sahibinizden size referans olmasını rica edebilirsiniz. Bizim booking.com’dan kiraladığımız ev bir ajansın kiraladığı bir apartman dairesi olduğundan ne kadar referans olarak adamları göstersek de tam anlamıyla bir referans sayılmadı.
  • Başvuru yaparken ev ile ilgilenen emlakçıya başka yerden kabul aldığınızı ve 1-2 gün içinde onlara cevap dönmeniz gerektiğini söyleyebilirsiniz. Bu size hızlıca cevap dönmelerini sağlar ve zaman kazanırsınız.
  • Evlere bakarken, evi gösteren kişiye başvurunun nasıl yapılacağını sorun. Her emlakçı farklı bir yol izliyor. Neyseki çoğu online ortamda form doldurtuyor. Ayrıca evi gösteren kişiye direk ulaşabileceğiniz bir telefon numarası almaya çalışın. Bir şekilde sonradan evle ilgili bir şey sormak istediğinizde mail yolu çok yavaş işleyebiliyor.
  • Başvurunuza destekleyici belge olarak, Avustralya banka hesabınızda mümkün olduğunca fazla para bulundurup onu belgeleyin. Türkiye’deki banka hesaplarınızdaki parayı pek dikkate almıyorlar.
  • İşsizseniz bireysel sahibi olan evlerdense, kurumsal yerlerden kiralanan (Meriton gibi) evlere öncelik verin. Onlarda şans daha yüksek.
  • Mümkün olan en kısa zamanda ayağınızı yerden kesecek bir araba alın. Zaten ikinci el arabalar ucuz. Burada evler bizim ülkedeki gibi sıkışık sıkışık olmadığından, ev gezme işi arabasız, toplu taşımayla çok zor.

Sydney’de bir aktivite: house hunting” üzerine bir yorum

  1. banasorma dedi ki:

    Açıkçası yeni yazi olduğunu görünce epey sevindim 🙂 lütfen avustralya’nin akışına kapılıp bloga yazmayi ihmal etmeyin 🙂 Yeni eviniz hayırlı olsun bu arada. En kısa zamanda da iş durumlarını da halledersiniz inşAllah.
    Sevgiler 💕

    Beğen

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s