En yeni yıl bizim yıl

Güle güle 2016! Her ne kadar ülkem için kendinden nefret ettiren bir yıl olsan da benim için başka anlamların var.

Gün geçmişle hesaplaşma günü! Şu andan geriye dönüp baktığımda at yarışı gibi koşturulmuş ama hiç yaşanmamış yıllar görüyorum. Üniversiteye girene kadar geçen çileli eğitim hayatı, girilen yüzlerce, hayatıma stresten başka hiç bir katkısı olmayan sınavlar.. Üniversitede desen, ileride iş ararken diğer binlerce mezundan farkım olsun diye kasılan ekstra stajlar, iş deneyimleri.. Daha bir oh diyemeden, tam mezun bile olmadan başlayan iş hayatı.. Kendini birilerine beğendirme, maaşını arttırma çabaları, mesailer, stres babam stres.. Sonra evlilik, çocuklar derken habire bir koşuşturmaca.. Hiç durmadan ama durmadan hayatı sana dayatılan şekilde, ailenin, çevrenin gururlanacağı şekilde yaşamaya kasma.. Senin verdiğin gibi görülen ama aslında ailenin veya toplumun sana dayattığı seçeneklerle şekillenmiş hayatlar.. 

Yine de ben çok ama çok şanslıyım. Hayata aynı gözlükle baktığım, canımdan çok sevdiğim bir eşim ve gerçekten yeteneklerime uyan ve beni çok da boğmayan bir mesleğim var. Şimdiye kadar yaşadığım hayattan, yaptığım seçimlerden çok büyük pişmanlıklarım yok çok şükür. Ama gerçekten de bu kadar strese değer miydi, daha iyi olamaz mıydı, insan düşünmeden edemiyor. Türkiye’deki her insanın hayatında olan, bunca yersiz sıkıntıya sarf ettiğimiz enerjiyle uzaya bi roket gönderebilirdik belki de..

Son 6-7 yıldır, asla tarif edemediğim, içimi tırmalayan, habire mutsuz hissettiren, hatta bazı dönemler psikolojimi bozacak kadar ileri giden bir sıkıntı vardı içimde.. Bu süre boyunca hep bu hissiyatın nedenini aradım kendimde ama bir türlü çözemedim. Kısmet sanaymış 2016. Meğer yıllarca bize dayatılan akıllı uslu çocuk olma adına yaşanan hayat, bir yerde patlak veriyormuş. İnsanın biraz da özgürlüğe ve maceraya ihityacı varmış..

Biz de bunun farkına varır varmaz, baba koalayla hayatımızı değiştirecek bir karar aldık 2015 yılı sonunda. Ve 2016’nın ilk günlerinden itibaren, bu sefer kendi kararımız için kolları sıvadık. Hiç yılmadık, çalıştık ve daha yıl bitmeden emeğimizin meyvesini aldık. Belki yine de çok şanslıydık ama şansın yanında azim de var, buna inanın!

Bu yılı, emeklerimin karşılığını mükemmel bir ödül ile almanın mutluluğuyla kapatıyorum. Sydney’e ayak bastığımızdan beri şehrin her köşesine, yaşamın kolaylığına, doğanın muhteşemliğine, havanın, çevrenin temizliğine hayran kaldım. Büyük şehir hayatının bir köy edasında da yaşanabileceğinin kanıtı Sydney! İki yaşamı o kadar güzel iç içe kaynaştırmışlar ki hayran olmamak elde değil.

Buraya geleli iki ay oldu ve her günümüzü ne iyi ettik de geldik diye geçiriyoruz. Sıkıntılar yok mu hayatımızda, elbetteki var, pahalılık, işsizlik.. ama bunlar bizim gözümüzü hiç korkutmuyor. Biliyoruz ki biz yine azmederiz, eninde sonunda bir iş bulur, düzlüğe çıkarız..

Yazıya konu olan fotoğraf, şu meşhur SydNye – Sydney New Year’s Eve havai fişek gösterisinden.. Sydney’deki ilk yılımız olmasının heyecanıyla, yıllarca televizyon başında izlediğimiz havai fişek gösterisini gözlerimizle görmek istedik. Sydney sakinleri gece 12′ de olacak bu gösteri için sabahın köründe, şehrin Harbour Bridge’i gören noktalarında konuşlanıp, gösteri saatine kadar yılmadan bekliyorlar. Burada yeni yıl yaza denk geldiğinden bu bekleyiş sıcakta pek de kolay olmuyor. Biz de yılbaşına haftalar kala düşünmeye başladık, minnak koalalarımızla bu zorlu günün üstesinden gelip, bu güzel gösteriyi izleyebilir miyiz diye.. Kafada planlamaya başladık hemen ve haritadan Harbour Bridge’i en güzel göreceğini tahmin ettiğimiz noktaları belirleyip içlerinden bize yakın olan Blues Point Reserve’de karar kıldık. Bir hafta kala da fizibilite çalışması yapmak için kabaca o günün provasını yaptık. Arabayı park edeceğimiz yeri, trene nasıl ulaşacağımızı, seyahat süremizi, alandaki kapılması gereken en güzel noktaları, yanımıza almamız gereken malzemeleri belirledik. Blues Point Reserve, Harbour Bridge’i tam karşıdan hem de en yakından gördüğü için en çok talep gören yer. Belediye o gün bu tip kilit noktaların çevresini kapatıp, alana kontrollü giriş veriyor. Her alanın değişik kuralları ve belirli kişi kapasitesi var. Kiminde alkol serbest kiminde değil. Kiminde giriş ücreti var kiminde yok. Bizim gittiğimiz alanda alkol yasaktı ve giriş ücretsizdi. Kontrol noktasında tüm çantalar alkol ve kesici alet olup olmaması açısından aranıyordu. Ve içeri giren kişi sayısı sayılıyordu. Kapasite dolduktan sonra kapıları kapatıyorlarmış ama ben bundan çok emin olamadım. Akşam saat 6’ya kadar alana insan akışı bitmedi. Biz kafamızda belirlediğimiz noktaları kapabilmek adına elimizden gelen en erken saatte alana gittik. Saat 10:30 gibi oradaydık ve insan kalabalığını gördüğümde şok oldum diyebilirim. Alan saat 8’de açılıyordu. Millet kapısında mı yattıysa artık her yer dolmuştu neredeyse. Biz de kalan yerlerden kendimize göre en uygun gölgelik bir yer bulup kapattık hemen. Çocukların rahat uyuması ve güneşten korunmak için çadır götürdük. Bolca yiyecek içecek, eğlencelik fln ne varsa aldık. Tabi toplu taşıma ile gideceğimizden bunları güzelce paketleyip taşınabilir hale getirdik. Aranızda manyak mı len bunlar diyenleriniz olabilir ama iki çocukla böylesi bir plan yapmadan keyifli bir gün geçirmek pek de mümkün değil.. Sabah 10:30’dan gece 12’ye kadar hafif çileli ama sonuçta mükemmel diye hatırlayacağımız bir gün geçirdik. Yine şansımıza seçtiğimiz yer bizim gibi çocuklu aileler için en uygun yerdi. Belki erken gelip ilk gözümüze kestirdiğimiz yere konuşlansaydık, çocuklarla büyük sıkıntı yaşayacaktık. Ortam gerçekten çok kalabalıktı ama biz nispeten az kalabalık olan körfez manzaralı, ağaç gölgesi olan bir noktadaydık. Sırtımızı kalabalığa yüzümüzü körfeze verip, biraz orada biraz burada yatıp, komşularla kaynaşıp değişik bir gün geçirdik. Sadece gece sonundaki muhteşem havai fişek gösterisi değil, o ortamı solumak bile bambaşka bir deneyimdi. Yorulduk ama kesinlikle yorulduğumuza değdi. Bundan sonra her yeni yıl sokaklardayım 😊. Seneye belki de denizin üstünden izleriz kim bilir 😀

İşte nye için tipler:

– Eğer bir grup insansanız, hepinizin sabahın köründe alana gitmesine gerek yok. Bir kişi erken gidip yer kapıp, diğerleri saat 5’e doğru alana gidebilir. Biz erkenden kişi sayısı doluyor ve almıyorlar diye duyduğumuz için çocukları da alıp erkenden alana gittik. Ama seneye önden eşyalarla baba koalayı göndereceğiz, biz akşam çocuklarla geleceğiz..

– Gideceğiniz yerin önceden özelliklerine bakın. Neye izin veriyorlar, yiyecek içecek satışı oluyor mu? Bunları bilip hazırlıklı gitmekte fayda var. Girişimciyseniz, önceden belediyeden izin alıp alanda yiyecek içecek satışı yapıp köşe de olabilirsiniz. Topu topu 4 ayrı yiyecek satış noktasından biri de gözlemeciydi. Ama yine de en çok ciroyu kahve satan çocuk yaptı. 😉

– Saat 21:00’de çocuklu aileler için bir ön havai fişek gösterisi yapılıyor ama gece yarısı olan ile uzaktan yakından alakası yok. Bu çileyi çekecekseniz gecekini görmeden sakın dönmeyin!

– Saat 17:00’den sonra körfezde çeşitli etkinlikler başlıyor. Bir uçak gösterisi vardı. Sonra üzerinde bir aborijinin ateş yaktığı bir tekne körfezde dolaştırılıp, körfezi kötü ruhlardan arındırdı. Işıklarla süslenmiş çeşit çeşit yatlar, tekneler, gemiler körfezde tur attılar. Sadece onları izlemek bile çok keyifliydi. Bir ara bir deniz bisikletiyle noel baba körfezi dolaşıp herkese el salladı 😀.

– Tuvalet günün ilerleyen saatlerine doğru artan kişi sayısı ile sorun olmaya başlıyor. Abartmıyım ama ucu sonu görünmeyen kuyruklar oluşuyor. Erkekler için sadece pisuar olan daha çok portatif tuvalet koymuşlar ama bayanlar çok uzun saatler kuyruk beklemek zorunda kaldılar. Bu soruna nasıl önlem alırsınız sizi bilmem ama ben seneye de minik koalamın portatif lazımlığını yanıma alacağım 😬😬😬

– Günün en zor kısmı eve dönüş yoluydu. Gösteri biter bitmez binlerce insan eve dönmek için yola düşüyor. Siz siz olun acele etmeyin. Merak etmeyin, asla izdiham yaşanmıyor ama yine de o kalabalığın içine girmek istemezsiniz. Biz gün boyu ahbap olduğumuz Hollandalı çiftin ısrarı üzerine gösteriden yarım saat sonra yola çıktık ama keşke bir saat daha bekleseydik dedik. Yarı yolda durup bir köşede kalabalığın dağılmasını beklemek zorunda kaldık. Bu arada polisler çok güzel idare ediyorlar insanları, çok kibar ve hatta eğlenceliler.  Dans edip kalabalığın stresini bile atıyorlar 😊

Onca kalabalığa rağmen en ufak bir vukuat olmadan o kadar uzun süren bir etkinlik yaptılar. Burada organizatörden çok insan kalitesi önemli rol oynuyor tabii ki de. İnsanlar birbirlerine saygılı ve art niyetli olmadıktan sonra koyulan kurallar tıkır tıkır işliyor ve sonuçta herkesin mutlulukla hatırlayacağı güzel günler yaşanıyor.

Darısı benim canım memleketimin de başına..

En yeni yıl bizim yıl” üzerine 6 yorum

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s