3 aylık durum değerlendirmesi

Bugün ülkemizden ayrılalı tam 3 ay oldu. Şimdiye kadar 15 günden fazla ülkemden ayrı kalmamıştım. Zaman ilk haftalar su gibi aktı gerçekten. Şimdiyse artık ağırdan alır oldu.

Peki alıştık mı? Bize uzaktaki arkadaşlarımızdan en sık gelen soru bu. Açıkçası biz buraya gelme fikrini kafamıza koyduğumuzdan itibaren kendimizi alıştırmaya başlamıştık. Vize onayımızı aldığımızdan itibaren sanki fiziksel olarak ülkemde olsam da kafa olarak çoktan göçmüştüm ben. Bilinçli olarak yapmadık aslında ama buradaki hayatı gelmeden önce o kadar çok araştırıp okuduk ki, geldiğimizde abartmayayım ama sanki memlekete gelmiş gibi hissettim. Sadece ilk hafta yol sersemliğiyle bir şaşkınlık vardı üzerimizde. Sonraki haftalarda hiç yabancılık çekmedik diyebilirim. Hatta bazen kendimi daha buraya aitmişim, burada yaşamak için doğmuşum gibi hissediyorum. Belki de şimdiye kadar hep güzelliklerini gördük, daha kötü taraflarını deneyimlemedik ondan mı acaba? Umarım değildir..

3 ay geçti ne alemdeyiz? Hemen yanıtlayayım. İlk ayımızı düzen kurmayla geçirmiştik. Ev kiralama, araba satın alma, ev düzeni kurma, abi koalanın okula kaydı hepsini ilk 20 gün içinde halletmiştik zaten. Sonrasında da Christmas tatili ve okulların yaz tatiline girmesiyle biz de tatil modumuza geri döndük. Tatil boyunca hayat şehirde yavaşladı. Çalışan insanların çoğu uzun tatile ayrıldı. Kalanlar da iyice yaydılar sanırım. Evden çalışma bahanesiyle plaj kaçamakları yapma gibisinden türlü çakallıklar burada da varmış, çalışan arkadaşlardan duyuyoruz 😄 Biz de tatil modumuza kaldığımız yerden devam edip, bu şehrin güzelliklerini ekonomik yoldan keşfetmeye çalıştık. Bir sürü plaj, park, doğal güzellik gördük ama gezilecek yerler listem hala çok kabarık. 😁Zaten şehirde sürekli bir festival sürekli bir etkinlik var. En çok açık hava etkinliklerine bayılıyorum. Kocaman parklarda film gösterimleri, senfoni konserleri hiçbirini kaçırmadık 😊 Kısa bir not, adamlar şu havai fişek işinde uzman olmuşlar gerçekten. Her etkinliği acayip hoş bir şekilde bitiriyorlar.. İkinci ayımızı da böyle gezme tozmayla geçirdikten sonra bu ay artık bir duralım dedik 🙂 Gezi günlerimizi haftada ikiye düşürüp hafiften çalışmalara başladık. Baba koala iş başvurularına başladı. Yaklaşık son bir aydır uygun gördüğü ilanlara özel CV hazırlayıp başvuruyor. Bir kaç tane recruiterla iş görüşmesine de gitti. Ama dönüşler çok yavaş gerçekten.. Bizim ülkedeki gibi internetteki ilana başvur, adamlar seni arasın çağırsın, sonra olumlu olumsuz yanıt dönsün gibi bir durum yok burada anlaşılan.. O nedenle baba koala da çevre edinmek adına meetuplara katılıyor. Bu arada bayağı bir çevremiz oldu. Bir sürü Türk arkadaşımız ve bir tane de numune Aussie arkadaşımız var ☺️ Geçen hafta abi koalanın okula başlamasıyla veli kimliğine büründüğümden bir sürü yeni arkadaşım da oldu. Şimdi çocukları kaynaştırmak adına ben de annelerle kaynaşıyorum. İnsanlar genel olarak sıcak. Haftaya ilk veli toplantımız var. Artık orada kurarız bir whatsapp grubu başlarız kaynaşmaya 😊

Abi koalanın okul hayatı da şaşırtıcı derecede güzel başladı. Türkiye’deyken, öğretmenini arkadaşlarını sevmesine rağmen her gün okula ağlayarak sızlanarak giden çocuk, burada güle oynaya gidiyor. Şaşırmamak içten değil. Sadece ilk gün okuldan alırken ne yaşadıysa gözleri yaşlı ve korku doluydu.. Ertesi gün sanki biri kendine güven iksiri içirmiş çocuğa. Bir konuşmalar, okulu sahiplenmeler, yaptıklarını anlatmalar.. Aylardır çocuğa İngilizce bir kaç kelime öğretmeye çalışıyordum, stresinden midir nedir hiç umursamıyordu, konuşmak istemiyordu. Daha okulun ikinci günü, hiç çekinmeden yerli yerinde İngilizce konuşmaya başladı çocuk. Nasıl bir gaz verdiler gerçekten çok merak ediyorum. Buradaki insanlarda genel olarak çok takdir etme, övme var. Bu da insanları hem daha mutlu hem de daha özgüvenli yapıyor. Bizde olsa hemen iyi de olsa burnu kalkmasın diye bir eleştiri patlatıverirler. Yanlış bir şey söylediğinde geçilen dalgaları saymıyorum bile.. Şimdilik okul motivasyonumuz yerinde neyseki. Okuldayken çoğu anlatılanı anlamıyordur diye tahmin ediyorum. Bakalım nasıl yönetecekler bu dil bilmeyen çocuğa bir şeyler öğretme işini çok merak ediyorum. Yaşayarak göreceğiz.

Abi koalanın okul maceraları için ayrı bir yazı yazayım, zira benim gibi bu konuları merak eden anneler illaki vardır diye düşünüyorum. Herkes de üniversiteden mezun olup göçmüyordur buralara herhalde değil mi? Hazır yeri gelmişken şunu da söylemeden geçemeyeceğim, hep bu göçme konusunda geç kaldığımızı düşünürdüm ama buraya geldikten sonra fikrim değişti gerçekten. Buradaki genç arkadaşları görüyorum da, yoğun bir özlem duyuyorlar vatana karşı. Düşünüyorum da ben de 20’li yaşlarımda böyle bir şey yapamazdım kesinlikle. İş için yurtdışına çıkarken bile içim bi buruk olurdu hatırlıyorum. Yurtdışında yaşamayı aklımın ucundan bile geçirmemiştim hiç. Buradaki genç arkadaşlarda da var o sanki. Burayı ne kadar çok sevseler de, akılları hep Türkiye’de.. Biraz yaşın getirdiği olgunluk ve ne istediğini kesin olarak bilmek, biraz da çocukların getirdiği sorumluluklar ve küçük de olsa bir aile olma bu tip bir kararı kolaylaştırıyor herhalde. Ya da bizim aile bağlarımız mı çok gevşek bilemiyorum. 😏Şu ana kadar hiç ülkeme karşı özlem duymadım. Belki de hala çok yeniyiz bilemiyorum. Çok da eskileri anıp, foto kurcalamıyoruz herhalde ondan. Geçenlerde çünkü, eski resimlere baktım da içim bir fena olmadı değil hani! En iyisi hiç açıp bakmamak gerçekten. Uzaktaki sevdiklerimizle skypedır telefondur sık sık görüşüyoruz, hani onların yokluğunu pek de hissetmiyoruz ama anılar bir garip yapıyor insanı gerçekten.. En çok içimi burkan, gençliğimin en güzel zamanlarını geçirdiğim ve doğal güzelliklerine hayran olduğum memleketimin fotoğraflarını görmek. İnsanın gerçekten bir an ışınlanası geliyor! Burasının oradan fiziksel olarak çok ama çok daha güzel olduğunu kesinlikle söyleyebilirim ama işte yaşanmışlıklar herhalde bir insan için bir yeri güzel kılan şey..

Anılar dedim de başka bir konu aklıma geldi. Buradaki insanlar gerçekten ilginç bir şekilde eskide yaşıyorlar. Radyolarda 80’lerin 90’ların parçaları, TV’de Trt zamanından kalma diziler filmler.. Çok ilginçler yaa! İlk geldiğimizde radyoda gençken dinlediğim parçaları duyduğumda hemen kanalı kaydetmiştim, nostalji programı yapıyorlar herhalde diye. Meğer habire o tarz çalıyorlarmış.. Sanki ülkede sadece benim yaşımdaki insanlar yaşıyor. Hep benim gençliğimden kalma sevdiğim şarkılar.. No Doubt’tan Don’t speak, Queen, Bon Jovi, Dire Straits.. Normalde herhangi bir radyoda yılda bir kere bile rastlamayacağın şarkıları burada her an her yerde dinliyorsun. Gençler hangi kanalları izleyip dinliyor hiç bilmiyorum. Gerçi onlar da güncel içerikleri pek takip etmiyorlar sanırım, yılbaşı akşamı rastladığımız bir grup üniversiteli genç Macarena dansı yapıp bağıra bağıra şarkısını söyleyip eğleniyordu! Macarena yaa! 😳Bu gençler doğduğunda tedavülden kalkmıştı bu şarkı. 😂

Biraz da para konuşalım. 3 aydır para kazanmadığımızdan TL harcıyoruz diyebiliriz. Bu da burada yapabileceğiniz en kötü şey.. Neyse ki artık kafada TL çevrimi yaparak rahatsız olmayı çoktan bıraktık ama ay sonu ne durumdayız diye bir baktık mı durumumuz pek de iç açıcı değil.. 😏 3 ayda kabaca aylık giderlerimiz belli oldu. Haftada 670 aud dan aylık 2680 aud sadece kiraya gidiyor. Su harcamamız da kiraya dahil. Elektrik ve gaz faturamız henüz gelmedi. 3 ayda bir geliyormuş. Ev sahibimiz sağolsun enerji tüketimi bir yıldız olan beyaz eşyaları eve doldurmuş, elektrik faturasını dört gözle bekliyoruz!! Cep telefonu hatlarımız her birimizin aylık 40 aud. Gerçi biz eve internet bağlatmayız diye deli gibi interneti olan paketleri almıştık, sadece gsm hatları daha uygun fiyata var.. Sonradan harcadığımız GB hesabını yapmak canımıza tak edince eve de ADSL bağlattık, o da aylık sınırsız 70 aud. Haftalık gıda harcamamız 400 aud.. Şunu da belirteyim, biz hep evde pişirip yiyoruz, dışarıda gezeceğimiz zaman bile yanımıza evden meyve sandviç fln koyuyoruz. Henüz dışarıda yemek yemek bizim için lüks tüketim sayılıyor 😊Baba koala söz verdi, ilk maaşıyla bizi yemeğe çıkaracak 😂😂😂 Yemek yemeyi de severiz hani, boğazımızdan kıstığımız yok yanlış anlaşılmasın. Haftalık 400 aud ile 4 kişilik bir aile rahaat rahaat doyar. Bu gıda harcamasına baba koalanın su gibi içtiği biralar da dahil mesela.. Bu kadar bilgiyle varın siz hesap edin kendi olası harcamanızı.. Bunların dışında aylık benzin masrafımız 200 aud, toplu ulaşım ve otopark harcamamız yine aylık 100 aud fln.. İki küçük çocuğumuz olduğundan yoğunlukla arabamızı kullanıyoruz. Toplu taşımayı pazar günleri şehri gezmek için kullanıyoruz. Pazar günleri tek kişi sınırsız 2,5 aud ile istediği kadar tren, otobüs, vapur kullanabiliyor. Bu nedenle sunday bizim için hep funday! Hem araba park derdimiz olmuyor, hem de ekonomik bir şekilde şehrin her köşesini gezmiş oluyoruz. Arabayı bıraktığın yere dönme derdinin olmaması da cabası! Şiddetle tavsiye edilir..

Bu zorunlu sayılabilecek harcamaların dışında illaki bir 1000 aud daha harcıyoruz ne kadar dikkat edersek edelim. Bu ay baba koala ehliyet sınavlarına girdi, sınav parası, ders parası, 10 yıllık ehliyet parası derken 700 aud gitti. Abi koalanın üniforma kırtasiye masraflarına da bi 300 aud harcadık. Bir de kuzuları yüzme dersine yazdırdım, okul öncesi ufaktan adaptasyon olsun diye fln derken paracıklar akıyor su gibi.. Atalarımız her zamanki gibi yine haklı çıkıyor maalesef, hazıra dağ dayanmıyor. Paramız suyunu çektikçe iş bulma stresi de artıyor..

Yine destan moduna girdim, artık sonuç bölümüne yavaştan geçeyim diyorum ama olmuyor. Mühendisin edebiyatı buraya kadar.. Birazcık da maddelerle ufak tefek ıvır zıvır gözlemlerimi yazayım da aklımdan çıksın.. Habire şunu da yazayım diye not tutuyorum, yazayım da kurtulayım.

– Şehrin en çok beni benden alan yanı gökyüzünün güzelliği.. Havasının temizliğinden midir nedir gökyüzü her gün ayrı bir muhteşem görünüyor. Hele o bulutlar.. Fotoğrafçıysanız eğer bu kıtaya mutlaka ama mutlaka gelmelisiniz!!

– Şimdiye kadarki tek hüsrana uğradığım konu gıdalar.. Medeni memlekettir, insan sağlığıyla oynamaz diye düşünürdüm ama buralı arkadaşlardan da onaylayanlar oldu, gıdaları çok hormonlu. Biz geldiğimizden beri yeme düzenimiz değişmediği halde deli gibi kilo alıyoruz. Her gıda lezzetli ve taze ama gıdaların genetik yapılarıyla oynadıkları da kesin.. Hiç tatsız olmayan çekirdeksiz karpuzlardan anlamalıydık aslında!

– Hiç aud gördünüz mü bilmiyorum ama rastlarsanız bir bakın çok güzel paraları. Capcanlı renkleri var, plastik gibi bir materyalden yapılmış ve kırışıp buruşmuyor. Yıkanmaya karşı fln da dayanıklıymış 😊aud bulmazsanız malezya ringitine de bakabilirsiniz. Adamlar çok beğenmişler herhalde kopyalamışlar tasarımı resmen..

– Trafik tersten aktığı gibi günlük yaşamda da çoğu şeyleri ters. Kapı kilitleri fln tersten açılıyor mesela.. Sanki kilidi ters çevirip monte etmişler gibi anahtarı deliğe ters takıyorsun ve kilitler gibi ters yöne çevirerek açıyorsun.

– Banyo ışıkları genellikle içeriden açılıyor. Bizdeki gibi banyonun ışığını, içerideki kişi iş üstündeyken gıcıklık olsun diye kapatamıyorsun 😂😂

– Buradaki aileler hep çok çocuklu.. Allah’tan üşenmeyip ikinci çocuğu yapmışım dedim valla 😂 Abi koala Trdeki okulunda kardeşi olan bir iki çocuktan biriyken burada tek çocuk olana henüz rastlamadım. Hatta çoğunluk üçe eğilimli..

– Buraya geldikten sonra İngilizcemin ilerleyeceğini düşünürdüm hep. İş yaşamının içinde olmayınca pek de öyle olmuyormuş. Geldiğinizden beri İngilizcem ilerleyeceğine köreldi diyebilirim. Burada çalışmıyorsan, tek kelime İngilizce konuşmadan aylarca yaşayabilirsin.. Günlük yaşamda kullandığımız İngilizce o kadar kısıtlı ve işimizi halletmemize yetiyor ki, köreldikçe köreliyoruz. Yakınımızdaki bir alışveriş merkezinde ücretsiz conversation class varmış, belki ona gitmeyi düşünüyorum. İşin en komiği aksanımız 😊 Kulağımız yerel aksana alıştı ama hala kendi Turkçe İngilizce aksanımızı atamadık. Geçen Tvde bir film izliyoruz. Var gücümüzle söylenenleri anlamaya çalışıyoruz, o sırada orta doğulu bir aktör çıktı. Hah dedik tam bizim gibi konuşuyor, her dediğini anlıyoruz adamın. Bir de baktık ki adamın konuşmasına İngilizce altyazı geçiyorlar filmde 😂😂😂😂 Güler misin ağlar mısın? Geçenlerde de abi koala tvden veya okuldan duyduğu kelimeleri soruyor arada. “Baba diga ne demek” dedi. Baba koala anlamayınca araya girip düzeltmek zorunda kaldım “diggır diyo hayatım” diye. Sanırım şu aksan düşürme kurslarına da katılmamız şart olacak 😂😂😂

Acısıyla tatlısıyla diyemeyeceğim tüm tatlılığıyla 3 ayı geride bıraktık. 😊Bu demek oluyor ki bizim TR ehliyetleri geçersiz artık. (Kalıcı oturum izni olanlar kendi ülke ehliyetlerini sadece ilk 3 ay kullanabiliyorlar) Baba koala ehliyet işini halletti, sıra bende! Cuma yazılı sınavım var dua edin 😉Hadi çüzz..

3 aylık durum değerlendirmesi” üzerine 7 yorum

  1. yerkan41 dedi ki:

    İlk üç ay bu kadar keyif almış olmanıza çok sevindim. İnşallah kısa zamanda iş bulursunuz.

    Birçok blog takip ediyorum ve okuduğum en güzel ilk izlenim yazısı diyebilirim. Bu blog daha çok kişiye ulaşmalı!

    Aklıma takılan bir konu var. Belki cevaplamanız için erken olabilir. Sizce Sidney bu pahalılığa değer mi? Brisbane, Gold Coast, Darwin gibi yaşamın daha uygun olduğu şehirler neden pek tercih edilmiyor? Fotolara bakıyorum da oralar da pek hoş gibi oysa… 🙂

    Liked by 1 kişi

    • Anne Koala dedi ki:

      Teşekkürler yorumunuz için.. İnanın biz de kendimize soruyoruz bu soruyu ama henüz cevabını verebilmiş değiliz. Sydney dışındaki şehirlere gitme fırsatımız hiç olmadı. Ama giden arkadaşlar oraların da çok güzel olduğunu söylüyorlar. Bizim Sydney’i seçmemizdeki en büyük neden bizim mesleğimizdeki iş olanaklarının çokluğuydu. Ne bileyim doktorluk, muhasebecilik gibi daha genel geçer bir mesleğimiz olsaydı Brisbane’ı veya Perth’ü tercih ederdik herhalde mantıken düşününce..

      Beğen

  2. toprakanne dedi ki:

    Harika bir yazı olmuş ilgiyle takip edeceğim blogunuzu.. İlk 3 ayınız harika geçmiş umarım bundan sonrası da öyle olur… Perth’le ilgili daha fazla bilginiz var mı merak ettim. Biz de oraya gitmek istiyoruz …Tabi bu kısa gooogle araştırmalarının sonucu 🙂

    Beğen

    • Anne Koala dedi ki:

      Teşekkürler, Perth’le ilgili bildiklerim, sıcak olduğu, yaşamın diğer şehirlere oranla ekonomik olduğu (özellikle kiralar ve ev fiyatları anlamında), mühendislik alanında iş olanaklarının azlığından ibaret..

      Beğen

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s