Sydney’de okul hayatı

Avustralya’ya göçmeden önce en çok araştırdığım konu ilkokul ve kreş konularıydı. Çocuklara doğru düzgün bir okul seçmek zaten Türkiye’deyken de en zorlandığım ve en çok zaman harcadığım konuydu. Hatta bizi buralara getiren nedenlerin en kuvvetlilerinden de biriydi maalesef..

Daha önce hiç gitmediğin, havasını solumadığın bir şehirde nerede oturacağına nasıl karar verirsin? Bir anne olarak belirleyici kriter tabii ki iyi bir devlet okuluna yakın olmasıydı. Çünkü burada da okulların, öğrenci kabul ettikleri alan (catchment area) sınırlaması söz konusu. Her okul, kendi çevresinde sınırlı bir alanda oturan öğrencileri kabul ediyor. Eğer kontenjanı dolmazsa, yani o semtte oturan yeterli öğrenci yoksa dışarıdan başvuranları da alabiliyor. Ama belirlenen sınırlar içinde oturan herkesi kontenjanı dolu bile olsa kabul etmek zorunda. O yüzden burada da insanlar Türkiye’de olduğu gibi, iyi bir devlet okuluna kayıt olabilmek için ya o okulun kapsama alanına taşınıyor ya da bizdeki gibi o alanda oturmasa bile belirli süreli o alanda ev kiralıyor. 🙂 Türkiye’deki kadar olmasa da burada da türlü çakallıklar var görüyorsunuz. 🙂

Peki bir okulun iyi bir okul olup olmadığını nasıl belirlersin? Bu konuda hala kafam karışık.. Şu an abi koalanın gittiği okul herkesçe “çok iyi” diye bilinen bir okul ama ben hala “acaba ne anlamda iyi” veya “kötü okullar neden ve ne anlamda kötü?” bunu sorguluyorum. Henüz mantıklı bir cevap veren çıkmadı. Bu konuyu araştırmaya ilk başladığımda tabii ki Hz Google’da “Top public schools in Sydney” diye arattım 🙂 Karşıma okulların İngilizce ve matematik alanlarındaki akademik başarı sıralaması geldi. Ne kadar mantıklı bulursunuz bilmiyorum ama bu liste bana ilk kaynak oldu, sonrasında ise listedeki okulları incelemeye başladım. Bana göre iyi bir okul, iyi öğretmenlerin ve iyi ebeveynlerin olduğu okuldur. Öğretmen kadar o okula çocuğunu gönderen insanların da önemi var bence. Çünkü anne babanın tutumu çocuğa yansıyor ve çocukların tutumu da sınıfa ve o sınıftaki eğitim kalitesine yansıyor. Bunun için de okulların kendi websitelerine, bir de okullar hakkında istatistiki bilgi veren myschool.gov.au sitesine bakındım. Bu sitede her okulla ilgili çok güzel istatistiki bilgiler var. Okuldaki öğrenci sayısı, kaç kız kaç erkek, kaç göçmen var, velilerin sosya-eğitim durumu falan falan.. Ayrıca yine en çok sevdiğim kaynaklardan biri ksou sitesi. Bu siteyi de yine bizim gibi Sydney’e göçmüş başka bir bloggerdan öğrenmiştim. Yeri gelmişken teşekkür edeyim. Gerçekten semtlerle ilgili acayip güzel istatistiki bilgiler içeriyor bu site. Semtlerdeki okullarla ilgili bilgiler de var.

Burada eğitim öğretim dönemi Ocak sonunda başlıyor, Aralık ortasında da bitiyor. Bizdeki gibi 2 dönem değil, 4 dönem var. Her dönem 10 hafta kadar sürüyor. Dönemler arasında da 2-2,5 haftalık ara tatiller var. Yaz tatili de Aralık ortasından Ocak sonuna kadar yaklaşık 6 hafta.. Dönemlere term, iki dönemin birleşmiş haline de semester diyorlar. Yani term1 ve 2 ilk semester, term2 ve 3 de 2. semester oluyor. Her semester sonunda bizdeki karne gibi bir değerlendirme raporu veriyorlar. Ama içeriği bizdekinden farklı biraz. Burada ders adları ve notları yerine, o seneki ders müfredatındaki, çocuğun edinmesi gereken becerileri ne kadar yapabildiği ile ilgili değerlendirme içeriyor. Term 1 ve term 3’ün sonuna doğru ise veli-öğretmen görüşmesi düzenledi bizim okul. Orada çocuğunun durumu ile ilgili bilgi alabiliyorsun.

Okul zamanı acayip yoğun geçiyor. Her hafta bir sonraki hafta ile ilgili e-posta geliyor. O hafta okulda olacak etkinlikler, çocukların öğreneceği, üzerinde çalışacağı konular açıklanıyor. Her dönem mutlaka okul saatlerinde, velileri okula çağıracakları 1-2 aktivite yapıyorlar. Velisi gelemeyen çocukların boynu haliyle bükük kalıyor.. Ama buradaki asıl amaç velilere okuldaki çalışmaları ve ortamı gözlemleyebilmeleri için olanak sağlamak.

Gönüllü çalışma Avustralya’da hayatın her alanında acayip yaygın olduğu gibi okul hayatında da yaygın. Veliler okullarda öğretmenlik de dahil her alanda gönüllü çalışabiliyorlar. Ben bu sene abi koalanın sınıfına Matematik ve Coding derslerinde öğretmene yardımcı olarak çalıştım. Reading derslerine de yardım edesim vardı ama hadi dedim çocukların telafuzunu bozmayayım :)))))) Bu gönüllü yardımcılık, hem benim sınıfta olup bitenleri gözlemlememi sağladı hem de abi koalanın okula adaptasyonunu hızlandırdı. Zamanı olan velilere şiddetle tavsiye ederim.

Okullar sabah 9’dan öğleden sonra 3’e kadar. Bu, okuldan okula 5-10 dakika değişiklik gösterebiliyor. Bir tenefüs ve bir de öğle araları var. Bizim okulda anasınıfları (kindergarten) için de tenefüsten önce bir meyve araları var. Sınıftan çıkmadan evden getirdikleri bir meyveyi sıralarında yiyip derse devam ediyorlar. Hemen hemen her okulda kantin var. Ama bu kantin gönüllü veliler tarafından çalıştırılıyor. Tenefüslerde paketli yiyecek satışı yaptıkları gibi, öğle yemekleri için de bayağı menü çıkarıyorlar bu veliler. Öğle yemeği siparişleri bir gün öncesinden online ortamda giriliyor. Sabahtan da gönüllü veliler tarafından okulun kantininde hazırlanıp çocukların ismine göre paketleniyor. Bunlardan başka okul dışı saatler için çoğu okulda OSHC (Out of school hours care) denen bakım servisleri var. Bunlar sabah 7:30’dan 9’a, akşam da 15:00’ten 18:00’a kadar bakım hizmeti sunuyor. İsterseniz sadece tek bir gün sadece okul sonrası veya sadece okul öncesi hizmet alabiliyorsunuz. Zaten genelde Sydney’deki okullarda talep o kadar yoğun ki ben 5 gün hem okul öncesi hem okul sonrası hizmet alanını duymadım. İnsanlar nasıl ayarlıyorlar işlerini hala çözebilmiş değilim. Ben de abi koalanın okulundaki OSHC servisinin bekleme listesine adımı yazdırdım ama sene sonu geldi ne arayan var ne soran. Geçen hafta tekrar sordum durum nedir diye, ancak seneye için perşembe cuma günleri için okul sonrası bakım hizmeti teklif ettiler. Şimdilik 2 günü kurtardığıma seviniyorum. Ben işe başlarsam pazartesi- çarşamba arası abi koala okuldan sonra ne yapacak hala muallak!

Bu arada çocuğumu devlet okuluna yazdırdım, oh beş kuruş para vermicem diyorsanız yanılıyorsunuz. Burada devlet okullarında, okul, velilerden para topluyor. Biz klasik Türk mantığı “nasıl yani” dedik ama bu para toplama işi acayip yaygın. Her dönem okul, o dönemin müfredatını zenginleştirecek programlar satın alıyor ve bunu velilerden para toplayarak yapıyor. Tabi sen illa ben para vermicem dersen, diyebilirsin ama çocuğun o faaliyete katılamıyor bu sefer. Mesela her dönem ayrı bir firmadan spor dersi hizmeti aldı bizim sınıf. Bir dönem jimnastik yaptılar, bir dönem futbol oynadılar vs.. Ayrıca bizim okulun italyanca dersi var, onu da dışarıdan özel hocayla anlaşarak sağlıyor okul. Bunun gibi çocuklar için coding dersi, matematik uygulaması üyeliği gibi müfredatı destekleyici programlar satın alıyorlar ve bunlar için her dönem para topluyorlar. Biz her dönem 150-200 aud para ödedik. Bu paradan ziyade sene başında topluca kırtasiye siparişi verildi her okulda olduğu gibi. Bunlardan başka her dönem okul mutlaka bir bağış toplayıcı etkinlik düzenliyor. Bu toplanan paralarla da okulun sağı solu onarılıyor, okula kitap, akıllı tahta, ipad gibi ekipman satın alınıyor. Şimdi bunları yazarken bir aydınlanma yaşadım. Hani iyi okul neden iyidir diyordum ya. Sanırım çok parası olan okul daha iyi oluyor bu mantıkla. Daha kaliteli etkin eğitim verebiliyorlar bu araçlarla. Devlet bunları sağlamıyor her okula anlaşılan ki, her okul kendi müfredatını zenginleştirebilmek için kendi para toplayıp harcama yapabiliyor. Buradan zengin muhitlerin okullarının biraz daha iyi olduğu sonucuna varabilir miyiz acaba? Bizim muhit de zenglinlik açısından fena sayılmaz hani.. Bağış toplanan etkinliklerde toplanan paranın miktarları da hiç fena olmuyor. Bu paraları ve bu etkinlikleri bizdeki okul-aile birliği denilen grup yönetiyor. Buradaki adı P&C (Parents&Citizens). Bayağı yoğunlar, okul kantini, üniforma dükkanı, OSHC servisini hep bu grup çalıştırıyor. Her ay da toplanıp durum raporu sunuyorlar. İsteyen veli bu toplantılara katılıp bilgi alabiliyor, hatta kendi katılıp görev de alabiliyor.

İlkokullarda seçmeli din dersi var. Kayıt sırasında, o okulda verilen din dersi seçeneklerini söylüyorlar ve kayıt olmak isteyip istemediğinizi soruyorlar. Din dersi istemeyenler için de ethics dersi var güya ama öğretmen yok. Velileri, ethics dersi öğretmeni olup (Bir haftasonu kursu ile olunabiliyor) gönüllü ders vermeye teşvik ediyorlar.

Okul öncesi eğitim ise Türkiye’dekinden biraz farklı. Burada preschool ve day care diye iki ayrı kavram var. Preschool genellikle 3 yaştan itibaren öğrenci kabul ediyor ve ilkokul öncesi okula hazırlık programı sunuyor. Aynı ilkokul saatleri gibi 9:00-15:00 arası oluyor ve dönem arası tatillerde onlar da tatil oluyor. Genellikle de bir çocuğu 5 gün kabul etmiyor çoğu. Daha fazla çocuğa hizmet verebilmek için haftada 2-3 gün kabul ediyor. Devlet de zaten anasınıfı (kindergarten) öncesi bir sene için (yani 4 yaş için) haftada 2 gün preschool desteği veriyor. Day care’ler ise daha geniş saat aralığında hizmet veriyor ve ana amaç çalışan velilerin çocuklarına bakım hizmeti vermek. Bunlar bizdeki kreş mantığında ama eğitim olarak bir şey sunmayabiliyorlar. Yani bazıları sadece çocuğa bakıyor, bir şey öğretmeye çalışmıyor. Tabi hepsi için geçerli değil bu. Kimisi yemek de sunuyor çocuklara, kimisinde sen çocukla beraber yiyeceğini de gönderiyorsun. Her okulun kendine göre farklı programı ve anlayışı var. Tek ortak yönleri çok pahalı olmaları.

Evet, okul öncesi eğitim gerçekten çok pahalı Sydney’de. Uzun saatler hizmet veren day care’lerin ücretleri günlük 100-180 aud arası. Preschoollar ise biraz daha uygun ama dediğim gibi saatleri çalışan insanlara pek uymuyor. Bunlar da 40-90 aud arası değişiyor gözlemlerime göre..

Bu çocuğa kreş bulma işinin en can sıkıcı yanı ise “Kahretsin parası neyse vereyim!” desen bile çocuğunu gönderecek okul bulamayabiliyorsun. Şu an ben tam da bu moddayım. Aylardır minnak koalaya kreş bakıyorum. İlk zamanlarda hadi daha erken, zaten işsiziz de biraz otursun evde, keyfini çıkarsın evde olmanın dedik ama şimdi artık abisi okuldayken can sıkıntısından beni de patlatacak duruma geldi. Zaten ben de işe dönmek istiyorum ama kuzuların da keyfini çok kaçırmadan nasıl yaparım diye düşünürken, bu işin, tahmin ettiğim kadar kolay olmayacağını görmeye başladım. Minnak koala 3 yaşına yaklaşırken (yaklaşık bir 6 ay önce) artık ciddi bir şekilde day care ve preschool bakar oldum. Hoşuma giden bir iki tanesinin de bekleme listesine adımı yazdırdım. Ha bu arada, bu bekleme listesine isim yazdırmak da paralı! Uyanıklar burayı da kazanç kapısı yapmışlar resmen, 50 aud’dan başlıyor. Tabii ben yine de, bu parayı gereksiz yere bekleme listesine isim yazdırmasınlar diye aldıklarını düşünmek istiyorum ama yapamıyorum maalesef! Ne var yani listende 40 kişi değil de 200 kişi olsa. Ama olur mu, burada çalışan insan maliyet demek. Bir çalışanın bir saatini gereksiz yere harcaması büyük maliyet onlar için.. Neyse konuyu dağıtmayalım.. Ben beğendiğim okullara adımızı yazdırdım, yaklaşık bir 6-7 aydır da sıra gelsin diye bekliyorum. Ama yok, seneye kadar gelecek gibi değil. En son, işe başlayabilmem için çok da işime yaramayacak olsa da, 9:00-15:00 saatleri arasında hizmet veren bir 10 kadar preschoola da isim yazdırdım. Birinden 2 günlük teklif aldım seneye için. Hemen kabul edip 400 aud depozitosunu yatırdım. Sonra başka bir preschooldan 5 gün teklif alınca oranın da 400 aud depozitosunu yatırıp, diğerinin parasını yakmak pahasına teşekkür edip diğer okulu tercih ettiğimi söyledim. Bunu yaparken de içimden bir Türk ses, “yapma hemen iptal etme, ne güzel yer bulmuşsun, parasını da ödemişsin” diyordu ama hadi medeni olalım dedim, gereksiz yere yer tutmayalım bu kadar sıkıntılı bir piyasada dedim! Ammaa… Hay dilimi eşşek arıları ısırsın!!! Bugün, bana 5 günlük yer teklif eden okul, özür dileyerek yönetim politikalarında bir takım değişiklikler olduğunu ve bize ancak 3 günlük yer önerebilecekleri yazan bir eposta yolladılar.

Şu an olduğum yere çöküp hüngür hüngür ağlamak istiyorum.. Kariyer peşinde değilim ama evde oturmak canımı çok sıkıyor artık! Sanki iş aramaya başlasam hemen bulabilecekmişim gibi daha o aşamaya bile gelemedim!!! Çalışan anne olmak Sydney’de zor değil imkansız! Çünkü hem anne olup hem çalışamıyorsunuz maalesef. Çevremde çocuğunu long day care’e yazdırmış 5 gün işe gidebilen o kadar az anne var ki. Ki bu anneler de kira öder gibi haftalık 600-800 aud okula para veriyorlar.

Okul hayatı ile ilgili diğer bazı yararlı bilgiler:

  • Okulların kapsama alanlarına bakmak için www.schoolcatchment.com.au
  • Belirli bir muhitte okul öncesi eğitim kurumu aratmak için mychild.gov.au
  • Eğitim sistemi ile ilgili her türlü bilgi için www.education.gov.au , www.schoolatoz.nsw.edu.au ve www.dec.nsw.gov.au
  • Okul öncesi eğitim için kar amacı gütmeyen (not-for-profit) okullar gerçekten güzel eğitim veriyor gözlemlediğim kadarıyla ama en büyük handikapları 9:00-15:00 okul saatlerinde çalışmaları, okul tatillerinde kapalı olmaları ve genellikle bir çocuğu sadece 2 veya 3 gün kabul etmeleri. Bunların ücretleri günlük 40 aud gibi çok uygun oluyor devlet desteği aldıkları için. Bunlardan Sydney’de çoğu semte yayılmış olan KU okulunu tavsiye ederim. Gerçi bize bu pisliği yapan da bu okul ya, yine de karalamayayım şimdi, iyi okul :((
  • İyi bir okulda yer kapabilmek için türlü çakallıklar duydum. Keşke daha önceden duysaydım dedim çoğunu. Sizinle de paylaşayım.. Normalde çocuğunuza 5 gün için yer mi arıyorsunuz, eğer bekleme listesine 5 gün için isminizi yazdırırsanız imkanı yok yer mer bulamazsınız. Ama eğer herhangi bir gün için diye yazdırırsanız ihtimaliniz çok çok yükselir. Herhangi bir günde bir kişilik yer boşalsa, listede de sizden önce kimse yoksa hemen yeri kaparsınız. Sonrasında da boşalan yerleri öncelikli olarak okul öğrencilerine teklif ettiklerinden ve siz de artık o okulun öğrencisi olduğunuzdan gün sayınızı mümkün olduğunca arttırırsınız. Bir de mesela, istediğiniz okulun 3 ayrı semtte şubesi varsa, size uzak bile olsa herhangi bir semttekine başvurun. Sonra o okulun öğrencisi olunca, istediğiniz semtteki şubede yer boşalırsa hemen tayininizi isteyin! Ne çakallıklar ne çakallıklar! Ama işte oyun böyle oynanıyor Sydney’de, aklınızda olsun. Benim gibi (ya da insan gibi mi demeliyim bilemedim) ihtiyaçlarınızı belirterek açık seçik başvuru yaparsanız böyle beklersiniz ömrünüzün sonuna kadar!

Ama şuraya yazıyorum! Sydney içimdeki Türk’ü uyandırdı. Umarım buna pişman olmaz. Biz çakallığı sizden öğrenecek değiliz!

 

Sydney’de okul hayatı” üzerine 7 yorum

  1. hasretserbes dedi ki:

    :)))) Yazının sonunda çok güldüm.
    Biz Sydney e taşınacak 4 kişilik bir aileyiz. Eşim Sydney Üniversitesinde 1/2 yıl çalışacak assistant Professor olarak. Sonrasını bilemiyoruz. Temmuz-Ekim arasında gelicez.Aklımda o kadar çok soru varki; iletişime geçmemiz mümkün mü?
    Geçtiğimiz kasım ayında 3 haftalığına turistik gezi ve ön değerlendirme amaçlı geldik ailecek ama endişelerim pek azalmadı.
    Mail adresim:hasret_senpinar@hotmail.com

    Beğen

  2. Des dedi ki:

    Merhaba, öncelikle deneyimlerinizi paylaştığınız için teşekkürler, kendimizden çok şey bulduğumuzu ve tüm yazılarınızı ilgiyle okuduğumu söylemem gerek; paylaşımlarınız için çok teşekkürler. Bizler de skilled immigrant olarak gelmiş, iki çocuklu ve orta yaşlı anne babadan mütevellit bir aileyiz 🙂 Yalnız ayrılırken işlerimizden ücretsiz izin aldık ve evimizi satmadık, bir miktar toplu parayla geldik. Yanımızda getirdiğimiz para bayağı azaldı ve henz iş bulamadık, Eylül’e kadar vaktimiz var karar vermek için. Tanıştığımız göçmenler illaki iş bulursunuz gitmeyin diyorlar, fakat ben o kadar iyimser değilim. Casual işlerle başlayın sonra kendi branşınıza geçersiniz diyenler de çok ama ben buna pek inanamıyorum. Casual işleri de araştırıyorum ama o işlere girmek bile zor. Özetle dönecek gibiyiz, çocuklar çok mutlular ama burada geçin sıkıntısı insanı hasta eder gibime geliyor. Eşinizin iş bulduğunu söylediğiniz yazıyı iki defa okudum ve biraz ümitlendim desem yeridir. Çok bencilce ve kabalık gibi algılamazsanız şu an ki iş durumunuz ile alakalı paylaşım yapabilir misiniz? Hakikaten bir pusulaya ihtiyaç duyuyorum ve ben göçmenlerin çoğununun aksine pek de umutlu düşünemiyorum. Mesele antik kuntik işlerde çalışmamak değil, antik kuntik işlerde çalışsak bile zar zor geçinmek ya da geçinememek kaygısı. Egomuzu yeneli çok çok oldu babamız da ben de hakikaten geçinememe derdindeyiz.

    Beğen

    • Anne Koala dedi ki:

      Merhaba, sizi çok iyi anlıyorum. Doğru düzgün iş sahibi olana kadarki o araf zamanını ben de bir daha yaşamak istemem şahsen. İki çocukla ailede iki kişinin de işsiz olması, hazır para yiyor olmak, işsizlik sürenizin gitgide uzaması, çalınan kapılardan hiç ses çıkmaması, umutların tükenmesi, “olmayacak galiba herhalde döneceğiz” aşamalarından biz de geçtik. Siz de biliyorsunuz gerçekten hiç ama hiç kolay değil. Şanslıyız ki atlattık ama atlatamayabilirdik de. Bu arada ben hala çalışmıyorum. İş aramaya geçen hafta başladım. Zamam bulabilirsem bir güncelleme postu yazmaya çalışacağım. Bu arada mesleğiniz ne, nasıl iş aradınız bilmiyorum ama iş piyasası daha yeni yeni hareketlenmeye başladı, eylüle kadar da zamanınız varmış, umudunuzu kaybetmeden biraz daha deneyin derim ben de diğer göçmen arkadaşlarınız gibi.. Bol şans hepimize 🙏

      Beğen

  3. Des dedi ki:

    Samimi cevabınız için çok teşekkürler. Hakikaten arafta gibiyiz ve en iyi sizler anlayabiliyorsunuz bunun ne kadar zorlu bir süreç olduğunu. Göçmek isteyenlerin kendilerini çok iyi hazırlamaları gerekiyor, sabırlı ve sakin olmak zorundalar. Hiç kolay değil gerçekten. Ama çabalamaya devam, karamsarlığın bir faydası yok en nihayetinde.
    Sevgi ve selamlarımla

    Liked by 1 kişi

  4. Seda dedi ki:

    Merhaba
    Ben ve eşim birkaç aydır göçmenlik konusunu araştırıyoruz. İlk başta Canada yı araştırdık ama benim kalbimde çocukluğumdan beri hep Avustralya var. Soğuk memeleri oldum olası sevmem. O yüzden şimdi Avustralya yi araştırmaya başladık. Yanlız okul hakkında ve iş bulma hakkında yazdıklarıniz beni endişelendirdi. Aslında size sormak istediğim birçok konu var.
    1- ben 39 yaşında kimyager eşim 42 yaşinda mühendis. 2 yaşında kızımız var. Göçmenlik için yaş çok önemli bu sebeple göçmenlik alma şansımız çok mu dusuk? Siz de benzer yaşlarda siniz diye biliyorum. Başvuruyu kimin üzerinden yaptiniz? Yaş sıkıntı oldu mu?
    2- iş bulma toplamda kaç ay sürdü? Şu an iş hayatınızdan memnun musunuz? Bir de sakıncası yoksa ortalama bir beyaz yakalinin örneğin eşimin aylık geliri ne kadar olur?
    3- orada bir ailenin toplam kira, kreş ve diğer yeme içme vs gibi tüm giderler toplam ne kadar tutuyor? Ayrı ayrı yazarsanız çok sevinirim 🤗
    4- okullar anladığım kadarıyla çok pahalı biz aslında ilk etapta okul bedava ve eğitim çok iyi diye canadayi düşünmüştük çocuğumuz için ama canada soğuk sosyal yaşam yok Avustralya yaşamak için daha ideal diye vazgeçtik siz şimdi orada yaşıyorsunuz tekrar bir tercih yapsa iz yine Avustralyalı mi tercih ederdiniz?

    Beğen

    • Anne Koala dedi ki:

      Merhaba Seda,
      1. Evet göçmenlik için yaş önemli. Şu anki kuralları pek bilmiyorum, au göçmenlik sitesinden bakarsanız daha sağlıklı bilgi alırsınız. Biz, yaş anlamında ben daha çok puan aldığım için benim üzerimden başvurmuştuk.
      2. Ben de göçmenlik sürecimizde sizin gibi bütün soru işaretlerime net bir cevap almak istiyordum ama inan olmuyor o şekilde. Bazı konular çok kişiye göre, şartlara göre değişkenlik gösteriyor. İş bulma sürecinde de illaki bi çaylaklık süreci oluyor, bu sizin azminize, kararlılığınıza ve iş şartlarına göre çok farklılık gösteriyor. Aylık gelir için de seek.com.au kariyer sitesindeki profilinize uygun iş ilanlarından bir fikir edinebilirsiniz.
      3. Bu konuda şu yazımdan faydalanabilirsiniz, fiyatlar pek değişmedi son iki yılda, sadece kiralar biraz daha uygun artık. https://gocmenkuslar.wordpress.com/2017/02/06/3-aylik-durum-degerlendirmesi/
      4. Evet biz yine olsa yine Avustralya’yı tercih ederdik. Mevsim bizim için de büyük bir kriter yaşanılacak yer konusunda. Avustralya’nın güneşli gün sayısı 250 gün gibi bir şey. Yani yılın büyük bir bölümünde, sıcacık, bize bir göçmen olarak zorlukların üstesinden gelme enerjisini veren güneşi görüyoruz.

      Beğen

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s